>
	<tr>
	  <td id=
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki Allah, kendisinin emirlerine karşı gelinmesinden (günah işlenmesinden) hoşlanmadığı gibi, (kullarına bahşettiği) ruhsatlarının kullanılmasını da sever.”  www.islamiyet.im
RADYO YAYINI SADECE İNTERNET EXPLORER İLE DİNLENMEKTEDİR
 
Haberler

Haberler->Günün Sözü->İslam Hızla Yayılıyor   
İslam Hızla Yayılıyor



Amerikan Devlet Adamları İslam'ı Övüyor

Amerikan devlet adamlarının İslam ile terör arasında herhangi bir bağ olmadığının farkında olmaları, İslam'ın nasıl bir din olduğunu tanımalarının bir sonucudur. Bu kişiler İslam'ı tanıdıkça doğal olarak İslam'a hayranlık duymakta ve bu duygularını konuşmalarında sık sık dile getirmektedirler. Bu, özellikle son üç yönetim döneminde dikkat çekici bir hal almıştır. Böylece Soğuk Savaş sonrasında birtakım teorisyenler tarafından ortaya atılan, 'ABD'nin yeni hedefi İslam olacak' iddiası da geçersiz hale gelmiştir.

Ancak burada önemle vurgulanması gereken bir nokta vardır: ABD'nin ulusal çıkarları doğrultusunda, Müslüman dünyasına yönelik aldığı bazı siyasi kararlar, uluslararası politika ve stratejiler ışığında incelenmeli, bu kararlar ile Amerikan yöneticilerinin ve halkının İslam'a duydukları ilgi karıştırılmamalıdır. Konunun bu kitapta ele alınan yönü, Amerikan devlet adamlarının ve halkının son yıllarda İslam'a yakınlaşmaları, İslam'ın Amerika'da sürekli gündemde olan bir konu haline gelmesi ve bunların bir sonucu olarak Amerika'da İslam'ın hızla yükseliyor olmasıdır. Kuşkusuz bu, çok olağanüstü ve tarihi bir gelişmedir. Ve bu açıdan düşünüldüğünde bütün Müslümanların şevkini, neşesini ve heyecanını artıracak bir durumdur.

Daha önce de belirttiğimiz gibi Amerikalı Müslümanlarla yönetim arasındaki yakınlaşma, 90'lı yıllarda başlamış ve Clinton döneminde yoğunluk kazanmıştır. Konuşmalarında İslam'ı ve Kuran ahlakını övmeye başlayan Clinton, İslami bayramlarda Beyaz Saray'da verdiği davetlerle de bir ilke imza atmıştır. Amerikan üst yönetiminin Müslümanlar için iftar yemeği davetleri düzenlemesi de ilk defa Clinton döneminde gerçekleşmiş ve daha sonra bir gelenek halini almıştır. Clinton'ın İslam ahlakından bahsederken önemle üzerinde durduğu konulardan birisi, İslam'ın ahlaki değerlerinin Batının ahlaki değerleri ile örtüşmesidir. "Aileye, topluma, inanca ve iyiliğe olan bağlılık gibi (İslami) değerler Batının idealleri ile uyum içerisindedir"47 sözleri ile bu konudaki düşüncelerini aktaran Clinton, bir başka konuşmasında ise şunları dile getirmektedir:

Amerika'da İslam'ı memmuniyetle karşılıyoruz. İnsanlara aile kavramına değer vermeyi, merhametli olmayı ve kişinin kendisini kontrol altında tutmasını öğreten değerleri ile İslam ülkemizi zenginleştirmektedir


Bir başka konuşmasında ise Clinton Amerika için İslam'ın son derece değerli olduğunu şu sözlerle anlatmaktadır:

Amerika, aileye bağlılık, ihtiyaç içinde olanlara merhamet edilmesi, farklılıklara saygı gösterilmesi gibi İslami değerler ile daha da güçleniyor.49

Beyaz Saray'da Müslümanları kabul etme geleneğini başlatan Hillary Clinton ise, Müslümanlara verdiği bir bayram daveti esnasında, İslam'ın hayranlık duyduğu yönlerini şu şekilde belirtmekteydi:

Aile ve toplum sevgisi, karşılıklı saygı, eğitime değer verilmesi ve hepsinden önemlisi barış içinde yaşamak için gösterilen gayret... Bu değerler hem bireyler olarak bizleri hem de millet olarak Birleşik Devletleri güçlendiren değerlerdir.50

Dönemin Dışişleri Bakanı Madeleine Albright ise, State Magazine dergisinde yayınlanan 'Learning More About Islam' (İslam Hakkında Daha Çok Öğrenmek) başlıklı yazısında çok önemli bir noktaya işaret etmiş ve Amerikan halkının İslam'ı öğrenmesi gerektiğini bildirmiştir.51 Albright'ın konuya verdiği önem, bakanlık yetkililerinin bu konuda özel çalışmalar yapmalarını sağlamıştır. Bakanlık tarafından hazırlanan bir raporda halkın İslam hakkında bilinçlendirilmesinde hangi araçların kullanılacağı ise şu şekilde aktarılmıştır: "... Eğitim, bireyden bireye bilgi alışverişi, kitle iletişim araçlarının bu konuda bilgilendirici haberler yayınlaması ve film endüstrisinin de tabloyu doğru olarak halka aktarması."52


Amerikan yönetiminin halka İslam'ın doğru öğretilmesi gerektiği yönündeki tespiti son derece önemlidir. Kitabın ilerleyen sayfalarında da göreceğiniz gibi, özellikle 11 Eylül'den sonra buna hız verilmiş, gazeteler, televizyonlar ve diğer kitle iletişim araçlarında İslam'ı tanıtan haberler, programlar ve araştırmalar yer almıştır.

Başkan Bush'un Müslümanlarla yakınlaşması ise seçim kampanyası döneminde başlamıştır. Kendisinin de dindar olduğu bilinen George Bush, kampanyası boyunca Amerikalı Müslümanların büyük kısmından destek almıştır. Bu nedenle Müslüman topluluklar ile hep diyalog içinde olmuştur. 11 Eylül saldırısı ise, Bush'un Müslümanlara duyduğu bu yakınlığı daha sık vurgulamasına, vatandaşlarına İslam'ı doğru algılayıp Müslümanlarla iyi ilişkiler kurmaları için sık sık hatırlatmalarda bulunmasına vesile olmuştur. Bush'un İslam'ı öven konuşmalarından birisi şöyledir:

İslam Kuran'da bildirildiği gibi tek bir Allah'a ibadet etmeyi emreden kutsal bir dindir. İnsanlara sadakanın, merhametin ve barışın önemini öğretir. Sayıları milyonları bulan Müslümanlarla, bugün Amerika'da İslam en hızlı büyüyen dinlerden birisidir... Kuran'da şöyle buyrulur: 'İyilik yüzünüzü doğuya veya batıya çevirmeniz değildir. İyilik Allah'a iman etmektir.'53



Gönderen islamiyyet, Pazartesi, 12 Ekim 2009 10:59, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2004-2006 mkportal.it
 
 


MKPortal M1.1.1 ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 0.02214 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu